<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sigorta Sektörü</title>
	<atom:link href="http://sigortasektoru.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://sigortasektoru.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin Sigorta Sayfası</description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Feb 2012 10:52:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Acilde katılım payının sınırları çizildi</title>
		<link>http://sigortasektoru.com/gundem/acilde-katilim-payinin-sinirlari-cizildi.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=acilde-katilim-payinin-sinirlari-cizildi</link>
		<comments>http://sigortasektoru.com/gundem/acilde-katilim-payinin-sinirlari-cizildi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 10:52:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündemden Kısa Kısa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sigortasektoru.com/?p=357</guid>
		<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, acillere getirilen Yeşil Alan Muayenesi ile gerçekten acil olmayanlardan alınacak 5 lira katılım payı uygulamasının sınırlarını belirledi. Bu kapsamda, travma vakaları, yatış yapılan vakalar, tıbbi müdahale uygulanan vakalar, müşahede altına alınan vakalar ile başka bir sağlık kurumuna sevk edilen ya da sevkli gelen vakalardan katılım payı alınmayacak. Sağlık Uygulama Tebliği&#8217;nde 21 Ocak&#8217;ta yürürlüğe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/acil-3.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-358" title="acil-3" src="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/acil-3.jpg" alt="" width="220" height="160" /></a>Sağlık Bakanlığı, acillere getirilen Yeşil Alan Muayenesi ile gerçekten acil olmayanlardan alınacak 5 lira katılım payı uygulamasının sınırlarını belirledi.</strong></p>
<p><strong></strong><span style="font-size: small; line-height: normal;">Bu kapsamda, travma vakaları, yatış yapılan vakalar, tıbbi müdahale uygulanan vakalar, müşahede altına alınan vakalar ile başka bir sağlık kurumuna sevk edilen ya da sevkli gelen vakalardan katılım payı alınmayacak.</span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="line-height: normal;"><br />
Sağlık Uygulama Tebliği&#8217;nde 21 Ocak&#8217;ta yürürlüğe giren değişiklikle, acil servislerde yeşil alan uygulaması kapsamında değerlendirilecek sağlık hizmetleri için katılım payı alınacağı hükme bağlanmıştı. Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Nihat Tosun, bu kararın ardından bir genelge yayınlayarak yeşil alan muayenesinin kapsamını açıkladı. Genelgeye göre, acil servislere başvuran tüm hastalar ilk müracaatta acil hasta olarak değerlendirilerek acil servislere kabul edilecek ve buna göre işlem yapılacak. Ancak yapılan muayene sonucunda hekim değerlendirmesine göre yeşil alan muayenesi kapsamına girdiği belirtilen hastalar için Yeşil Alan Muayenesi kodlama işlemi yapılacak. Bu kodlama işlemi hastanın acil servisteki işlemleri tamamlandıktan sonra gerçekleşecek.</p>
<p>Her ne boyutta olursa olsun travma vakaları, acil servis başvuruları sonrası hastaneye yatışı yapılan vakalar, tıbbi müdahale uygulanan vakalar, müşahede altına alınan vakalar, başka bir sağlık sunucusuna sevk edilen ya da başka bir sağlık hizmet sunucusundan sevkli gelen vakalar dışında kalan, Yataklı Sağlık Tesislerinde Acil Servis Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ&#8217;de yeşil renk kodu adı altında tanımlanmış sağlık hizmetleri yeşil alan muayenesi kapsamına girecek.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sigortasektoru.com/gundem/acilde-katilim-payinin-sinirlari-cizildi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebekler için otomatik sigorta</title>
		<link>http://sigortasektoru.com/gundem/bebekler-icin-otomatik-sigorta.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bebekler-icin-otomatik-sigorta</link>
		<comments>http://sigortasektoru.com/gundem/bebekler-icin-otomatik-sigorta.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Feb 2012 10:51:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündemden Kısa Kısa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sigortasektoru.com/?p=353</guid>
		<description><![CDATA[Böylece aktivasyon işleminin otomatik olarak yapılması sağlandı. Artık yeni işe giren ya da çocuğu olanlar, SGK&#8217;nın yolunu tutarak kuyruklarda beklemek zorunda kalmayacak. Ayrıca ölen sigortalıdan usulsüz yardım alanlar da sistem sayesinde yakayı ele verecek. SGK Başkanı Fatih Acar, daha önce 4 ilde pilot uygulaması yapılan SPAS&#8217;ın geçen hafta itibarıyla tüm Türkiye&#8217;de devreye girdiğini açıkladı. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/bebek-2.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-354" title="bebek-2" src="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/bebek-2.jpg" alt="" width="220" height="160" /></a>Böylece aktivasyon işleminin otomatik olarak yapılması sağlandı. Artık yeni işe giren ya da çocuğu olanlar, SGK&#8217;nın yolunu tutarak kuyruklarda beklemek zorunda kalmayacak. Ayrıca ölen sigortalıdan usulsüz yardım alanlar da sistem sayesinde yakayı ele verecek. SGK Başkanı Fatih Acar, daha önce 4 ilde pilot uygulaması yapılan SPAS&#8217;ın geçen hafta itibarıyla tüm Türkiye&#8217;de devreye girdiğini açıkladı. Bu sistemle birlikte aktivasyon yaptırma zorunluluğuna son verdiklerini söyleyen Fatih Acar, yeni uygulamanın ekonomiye katkısının ise 475 milyon lira olacağını belirtti.</p>
<p>SGK Başkanı Fatih Acar &#8220;Günde ortalama 120 bin kişi sağlık aktivasyonu yaptırıyor. Sistemin devreye girmesiyle il müdürlüklerine başvuru sayısı 4&#8242;te 3 azaldı. Ayrıca Sağlık hizmetlerinden usulsüz yararlanma son bulacak. Ölen sigortalılar üzerinden yersiz sağlık yardımı alanlar söz konusuydu. Online sorgulama ile bu yersiz yardımlar da son bulacak.&#8221; dedi. İlk kez sigortalı olanlar ile çalışanların yeni doğan çocuklarının sağlık hizmeti alabilmesi için gerekli olan aktivasyon işlemleri, artık otomatik olarak yapılacak. Şimdiye kadar SGK il müdürlüklerine gidip aktivasyon yaptırılması gerekiyordu. Çoğunlukla bu durumu bilmeyen çalışanlar, özellikle yeni doğan çocuklarını hastaneye götürdüklerinde aktivasyon gerektiğini öğreniyorlar. Sağlık hizmeti almayan taze babalar, çocuğunu ve eşini hastane bırakıp SGK&#8217;nın yolunu tutuyordu. Yaşanan bu mağduriyeti dikkate alan SGK, önemli bir adım attı. Sağlık Provizyon ve Aktivasyon Sistemi (SPAS) ile SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı yazılımları birleştirildi. Böylece aktivasyon işleminin otomatik olarak yapılması sağlandı. Yeni işe giren ya da çocuğu olan, SGK&#8217;nın yolunu tutmayacak. Ayrıca ölen sigortalıdan usulsüz yardım alanlar da sistem sayesinde yakayı ele verecek. Zaman&#8217;a bilgi veren SGK Başkanı Fatih Acar, daha önce 4 ilde pilot uygulaması yapılan SPAS&#8217;ın geçen hafta itibarıyla tüm Türkiye&#8217;de devreye girdiğini açıkladı. Acar, bu sistemle aktivasyon yaptırma zorunluluğuna son verdiklerini söyledi. Bu sistemin ekonomiye katkısının 475 milyon lira olacağını belirten Acar, &#8220;Günde ortalama 120 bin kişi sağlık aktivasyonu yaptırıyor. Sistemin devreye girmesiyle il müdürlüklerine başvuru sayısı 4&#8242;te 3 azaldı. Ayrıca Sağlık hizmetlerinden usulsüz yararlanma son bulacak. Ölen sigortalılar üzerinden yersiz sağlık yardımı alanlar söz konusuydu. Online sorgulama ile bu yersiz yardımlar da son bulacak.&#8221; dedi.</p>
<p>Bu sistemin devreye girmesinden önce sağlık aktivasyon işlemleri için yetki şifresi verilen personel sayısının yaklaşık 3 bin 900 olduğunu söyleyen Acar, &#8220;Personel asli işlerine geri döndü. Yaklaşık 1200 personel tasarrufu sağladık. Bu kalemde yıllık tasarrufumuz 36 milyon TL.&#8221; dedi. Vatandaş açısından ise geliş gidiş yol parası ve zaman harcanmasının son bulacağını söyleyen SGK Başkanı, &#8220;Günlük aktivasyon yaptıran 120 bin kişiden 90 bini artık il müdürlüklerine gelip gitmiyor. Yapacakları yol parası ve benzeri harcamaları ceplerinde kalıyor.&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sigortasektoru.com/gundem/bebekler-icin-otomatik-sigorta.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eve Gelen Hacize Sınırlama</title>
		<link>http://sigortasektoru.com/gundem/eve-gelen-hacize-sinirlama.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=eve-gelen-hacize-sinirlama</link>
		<comments>http://sigortasektoru.com/gundem/eve-gelen-hacize-sinirlama.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Feb 2012 10:45:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündemden Kısa Kısa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sigortasektoru.com/?p=349</guid>
		<description><![CDATA[Kimi &#8216;alacaklı-borçlu&#8217; dengesi bozuluyor derken, kimi de hacizin insani olmadığını söylüyor.Hukuk dünyası, son yılların en baş döndürücü olaylarına şahit oluyor. Büyük yasal düzenlemeler yapılıyor, alışılmadık kararlar çıkıyor. Yargı, ülkenin dokunulmazlarına tek tek dokunuyor. Büyük resimde, büyük adamların büyük hikâyeleri işleniyor. Ama bunun yanında sokaktaki, sıradan insanlar için de tarihî dönüm noktalarını sağlayan hukuk reformları yapılıyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/haciz.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-350" title="haciz" src="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/haciz.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Kimi &#8216;alacaklı-borçlu&#8217; dengesi bozuluyor derken, kimi de hacizin insani olmadığını söylüyor.Hukuk dünyası, son yılların en baş döndürücü olaylarına şahit oluyor. Büyük yasal düzenlemeler yapılıyor, alışılmadık kararlar çıkıyor. Yargı, ülkenin dokunulmazlarına tek tek dokunuyor. Büyük resimde, büyük adamların büyük hikâyeleri işleniyor. Ama bunun yanında sokaktaki, sıradan insanlar için de tarihî dönüm noktalarını sağlayan hukuk reformları yapılıyor.</p>
<p>Zaman gazetesinin haberine göre; bunların önemli olanlarından biri de aileleri mağdur eden &#8220;ev hacziyle&#8221; ilgili getirilmek isteniyor. Yıllarca ailelerin dağılmasına, çocukların travma geçirmesine neden olacak derecede maddî ve manevî baskı nedeni olan ev eşyalarının haczi sınırlandırılıyor.</p>
<p>80 yıldır yürürlükte olan İcra İflas Kanunu&#8217;na göre borçlunun evinin talan edilmesi yeni yasal reform ile engelleniyor. Şu anda haciz memurları, sadece kıyafetleri, tencere ve ocağı evde bırakıyor, geri kalan her şeyi alıyor. Kıyafetler ortalığa saçılıp gardıroba el konuluyor. Reform yasalaşırsa bundan sonra evdeki buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, koltuklar, kıyafet dolapları, bilgisayarlara el konulmayacak. Süs, ziynet eşyaları, antika ve paranın da hepsi alınmayacak. Ev hanımının 3 küpesi varsa biri kalacak, 4 bileziği varsa mesela 3&#8242;üne el konulacak. Bu da haciz memuru ve avukatın insafına kalmış gibi görünüyor.</p>
<p>Vatandaşlar tarafından olumlu bulunan yeni düzenleme hukuk dünyasını ikiye böldü. Bazı hukukçular haciz konusunda &#8220;alacaklı-borçlu&#8221; dengesinin alacaklı aleyhine bozulduğu kanaatinde. Ancak diğer kesime göre, ev eşyasının haczi insanî değil, ev halkını, çocukları cezalandırma amacını taşıyor. Bu nedenle de kaldırılması iyi olacak. Bu düzelemenin yer aldığı yargı reform paketi önümüzdeki günlerde Meclis&#8217;e gidecek. Ancak hukukçular tarafından epey tartışılacak gibi görünüyor.</p>
<p>Adalet Bakanı Sadullah Ergin&#8217;in geçtiğimiz günlerde kamuoyuna duyurduğu &#8220;Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun Tasarısı&#8221;nda en çok dikkat çeken düzenlemelerden biri &#8220;haciz&#8221; konusu. &#8220;İcra İflas Kanunu&#8217;nda düzenleme yapan reform paketinin 9&#8242;uncu maddesinde ev halkının ihtiyacı olan eşyaların haczedilemeyeceği düzenlemesi yer alıyor. 1932 yılında kabul edilen İcra ve İflas Kanunu&#8217;ndaki düzenlemeye göre özellikle elektrik, telefon, doğalgaz gibi borçlardan dolayı evdeki televizyon, buzdolabı gibi eşyaların haczedildiği düşünülürse bu uygulamanın pek insanî olmadığı bir gerçek.</p>
<p>Taciz için sadece perdeyi alan avukatlar var</p>
<p>Ev haczinin en büyük amacı, borçluyu taciz etmek. Borcunu ödemezse, evine gidileceği, çoluk çocuğunun önünde, komşulara rezil olacağı korkusu insanları borçlarını ödemeye sevkediyor. Şartları zorlamasını sağlıyor. Ama diğer yandan bütün şartlara rağmen borçlarını ödemeyip evine haciz memuru gelince 7&#8242;nci kattan atlayıp intihar eden, ailesiyle birlikte kendini öldürmek isteyen çok sayıda borçlu var. Sık sık ajanslara, televizyonlara; eve gelen haciz memuruna, avukata saldıran, intihar eden kişilerin hikâyeleri düştü. Kanundaki bu uygulama bazen gerekli oldu bazen de taciz amaçlı kullanıldı. Bir avukat, stajyerken yanında çalıştığı avukatın hacze giderken, &#8220;Sadece perdeleri çek, getir.&#8221; dediğini aktarıyor. Bu durum da ev haczinin ne kadar kötü niyetli, tacize yönelik kullanıldığını da gösteriyor. Yasa koyucu da burada, borçlu her ne kadar kusurlu, kötü niyetli olsa da ev haczinin aileyi cezalandırmak anlamına geldiği için vazgeçilmesi gerektiğinin altı çiziliyor. Kadıköy esnafından ev eşyası satan Nevzat Bey de, kendilerinin kredi kuruluşu olmadığını, senetle çalışmadıklarını söylüyor. Müşterinin bankadan aldığı kredi ya da kredi kartı ile alışveriş yaptığı için yeni düzenlemenin kendisini bire bir etkilemediğini belirtiyor. Bu görüşten de anlaşılacağı üzere, büyük şehirlerdeki esnaf kredi kartı ile satış yaptığı için bire bir etkilenmeyecek görünüyor.</p>
<p>Avukat, tahsilatçı değil</p>
<p>Bu konuyu kendi aralarında tartışan hukukçular ve özellikle yıllardır hacze giderek dramlara şahit olmuş avukatlar var. Ev eşyasının haczinin kaldırılmasını onaylayan avukatlardan biri de Muhittin Köylüoğlu. &#8220;Ben avukatım ve tahsilatçı değilim. İnsanların ev eşyalarının haczedilmesi (ben de yaptım, bu yanlış olmasını değiştirmez) yanlıştır. Hukuka yasaya ve hatta insanlığa aykırıdır.&#8221; diyen Köylüoğlu, para kazanmak için hukuka aykırı düzenlemeler ve uygulamaların talep edilmesinin avukatlara yakışmayacağını savunuyor. Tencere-tava, buzdolabı haczederek para kazanmak yerine başka iş yapmayı tercih edeceğini söyleyen Köylüoğlu, &#8220;Hükümetin bu ve benzeri düzenlemeler için çalışmaları halkın yararına olup, halkın yararına hukuka uygun tasarruf ve düzenlemeleri kim yaparsa yapsın destek olmak gerektiğini düşünüyorum. Bu düzenlemeler için hükümeti ve Meclis&#8217;i kutlayıp teşvik etmeliyiz. Ki biz avukatların sadece kendi sorunları için değil halkın sorunları ve menfaati için de çaba gösterdiğimiz görülsün.&#8221; diye konuşuyor. Köylüoğlu, hükümeti bu girişiminden dolayı da kutluyor.</p>
<p>Avukat Mehmet Ali Devecioğlu, &#8220;ev eşyalarının haczedilemeyeceği&#8221; kuralının kanunda zaten var olan bir kural olduğunu ancak hiç uygulanmadığını söylüyor. &#8220;Bu kuralı şimdiye kadar gereği gibi uygulatabilseydik bugün yeni bir kanunla ev haczinin kaldırılmasını konuşmayacaktık.&#8221; diyen Devecioğlu, &#8220;Ama sonuçta ev eşyalarının haczi, borçluya baskı uygulamaktan ziyade hanımını ve çocuklarını (ailesini) cezalandırmak sonucunu doğurmaktadır. Bu yanlıştır.&#8221; tespitinde bulunuyor.</p>
<p>Avukat Oktay Kocaman ise ev eşyasının haczine karşı olduğunu belirtirken, alacaklı için de bir şeyler düşünülmesi gerektiğinin altını çiziyor. Kocaman, &#8220;Kendi alacağına şahin devlet, vatandaşının alacağına karşı umarsız. İcra iflas hukuku bu noktada değişen dünya ve insanla örtüştürülmeli. Borçlunun borcundan dolayı intihar etmesini önleyeyim derken alacaklıyı bir süre sonra borçlu duruma sokmak değildir.&#8221; diyerek kaygısını dile getiriyor.</p>
<p>&#8216;Haciz yapmadan ağlayarak evden çıktım&#8217;</p>
<p>İşin böyle hukukî-teknik boyutunun yanında bir de duygusal atmosferi var. Her gün onlarca hacze giden avukatlar da duygusal olarak çok etkilenebiliyor. Bunlardan biri de genç avukat Tayyibe Kaygısız, mesleğe başladığında uzun süre icra işi yapmış. Her gün haciz memuru ve nakliyecilerle evlerin kapısını çaldığını söyleyen Kaygısız, en çok buzdolabının boşaltıldığı anların kendisini üzdüğünü anlatıyor. Kaygısız, &#8220;Evin hanımı buzdolabının dondurucu kısmını kışlık yiyeceklerle doldurmuş, onların hepsini çıkartıp dolabı alıyorsunuz. O an çok rahatsız edici oluyor.&#8221; diyor. Hacze gittiği evde çocuklara bakan babanne ya da anneannenin &#8216;eşyaları almayın&#8217; diye yalvardığını söyleyen Kaygısız, &#8220;Bir gün hiç unutmuyorum. Bağcılar&#8217;da bir eve gittim. Soba yanıyordu, üzerinde çamşırlar serili. Yanında bir masa, çocuklar ders çalışıyordu. Borçlu olan baba bir plazma televizyon almış, parasını ödeyememiş. Onu alacaktık, evin otistik çocuğu varmış, anne onu okula götürmüş. Sadece çocuklar vardı evde. O yoksulluk hali o kadar içime dokundu ki, televizyonu almadan ağlayarak çıktım evden. Haciz yapamadım.&#8221; diye başından geçen hikâyeyi böyle anlatıyor.</p>
<p>&#8216;Mafya devreye girer&#8217; endişesi</p>
<p>İlk bakışta İcra İflas Kanunu&#8217;nun &#8220;Haczi Kabil Olmayan Mallar ve Haklar&#8221; başlıklı 82&#8242;nci maddesine ilişkin yapılmak istenen yeni değişiklik hukukî ve insanî görünüyor. Ama olaya farklı açıdan bakan hukukçular da var. Borçluyu, en çok evine gelecek haciz ihtimalinin korkuttuğu ve bu nedenle borcunu ödediği belirtiliyor. Eğer bu yaptırım kalkarsa borçlunun borcunu ödemeyip, alacaklıyı mağdur edeceği ifade ediliyor. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi İcra İflas Hukuku ve Medeni Usul Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdurrahim Karslı, özellikle esnafın bu yeni yapılmak istenen düzenlemeden mağdur olacağını belirtiyor. Esnaf, bir kişiye ev eşyası sattığında parasını alamadığı gibi eşyaları da geri alma imkânından yoksun olacağını savunan Prof. Dr. Karslı, bu şekilde borçlu korunurken alacaklının mağdur edileceğini söylüyor. Hukuk içinde alacağını temin edemeyen kişilerin mafyaya bulaşacağını, sistemin de altüst olacağını belirten Karslı, hatalı düzenlemeden geri adım atılması gerektiğini kaydediyor. Avukat Vedat Özcan ise bu yasal düzenlemenin avukatlar aleyhine işleyeceğini düşünüyor.</p>
<p>Oluşacak sıkıntılar için çözüm önerileri de var..</p>
<p>Yeni düzenlemeye tam değil de kısmen karşı olup çözüm önerileri geliştirenler de var. &#8220;Yeni getirilecek düzenlemede, haczedilemeyecek şeyler tek tek sayılacak mı? Yoksa eve hacze gitmek tümden mi imkânsız hale gelecek?&#8221; şeklindeki soruların da yasa ile cevaplanması gerektiğine değiniliyor. Avukat Mahmut Asrağ da, bankaların ve diğer kredi kuruluşlarının yıllardır uyguladığı bilgi havuzu sistemi gibi özel kişiler arasında da &#8220;sabıka sicili&#8221; gibi borç ödeme sicilinin oluşturulabileceğine dikkat çekiyor. Mal satan kişinin, esnafın bu sicili elektronik ortamda görerek ona göre alışveriş yapabileceğinin altını çiziyor. Borcunu ödemeyenlere satış yapılmamasını öneriyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sigortasektoru.com/gundem/eve-gelen-hacize-sinirlama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SGK mı? Özel Sağlık Sigortası mı?</title>
		<link>http://sigortasektoru.com/sigorta-sektor-haberleri/sgk-mi-ozel-saglik-sigortasi-mi.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sgk-mi-ozel-saglik-sigortasi-mi</link>
		<comments>http://sigortasektoru.com/sigorta-sektor-haberleri/sgk-mi-ozel-saglik-sigortasi-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Feb 2012 08:42:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sigorta Sektör Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sigortasektoru.com/?p=344</guid>
		<description><![CDATA[Özel sağlık sigortasında yaşanan sorunlar gözleri SGK&#8217;ya çevirdi. Son araştırmalarda kurumdan memnuniyet oranı yüzde 70&#8242;i geçince akıllara &#8220;SGK daha mı iyi hizmet veriyor?&#8221; sorusu geldi Özel sağlık sigortalarında karmaşa ve memnuniyetsizlik artarken reformlarla hizmetleri iyileşen 70 milyon kişiye hizmet veren Sosyal Güvenlik Kurumu&#8217;nda (SGK) ise farklı bir rüzgâr esiyor. Son dönemde büyük reformlara imza atan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div><a href="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/sgk-ozel.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-345" title="sgk-ozel" src="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/sgk-ozel.jpg" alt="" width="475" height="250" /></a>Özel sağlık sigortasında yaşanan sorunlar gözleri SGK&#8217;ya çevirdi. Son araştırmalarda kurumdan memnuniyet oranı yüzde 70&#8242;i geçince akıllara &#8220;SGK daha mı iyi hizmet veriyor?&#8221; sorusu geldi</div>
</div>
<p>Özel sağlık sigortalarında karmaşa ve memnuniyetsizlik artarken reformlarla hizmetleri iyileşen 70 milyon kişiye hizmet veren Sosyal Güvenlik Kurumu&#8217;nda (SGK) ise farklı bir rüzgâr esiyor. Son dönemde büyük reformlara imza atan kurum memnuniyet araştırmalarında hızla yükseliyor. Devletin sağlık hizmetlerindeki memnuniyet oranı 2002&#8242;de yüzde 23 iken Sağlık Bakanlığı&#8217;nın 2011 sonunda yaptığı son araştırmaya göre bu oran yüzde 71&#8242;e çıktı. Aynı araştırmada geçen yıl devreye giren aile hekimliğindeki memnuniyet oranı isi yüzde 92 olarak gerçekleşti. Bu da &#8216;Yoksa SGK özel sigortalardan daha mı iyi hizmet veriyor?&#8217; sorusunu gündeme getirdi. Uzmanlar, özel sağlık sigortası sektörünün kendini yenilemesi gerektiğini dile getiriyor. Uzmanlara göre, sigorta şirketlerinin &#8220;sözleşme hileleri ve yüksek fiyat&#8221; politikası karşısında vatandaşlar güvenli liman olarak gördüğü SGK&#8217;ya yöneliyor. Büyük şirketlerin grup poliçelerinden vazgeçmelerinin altında da bu sebep yatıyor. SGK&#8217;dan alınan hizmette özel sağlık sigortalarında olduğu hizmet sorunları ve son dakika sürprizleri yaşamayan vatandaş, hastaneye ve doktora zaman kaybetmeden ulaşabiliyor.<br />
<strong><br />
BÜYÜK DÖNÜŞÜM </strong><br />
SGK&#8217;nın başarısının altında ise son 10 yılda yapılan reformlar yatıyor. Sağlık Bakanlığı ve SGK vatandaşların adeta kangrene dönüşen sağlık çilesine son verdi. Üç sosyal güvenlik kurumu tek çatı altında toplandı. Sağlık karneleri tarih olurken, vatandaşlık numarasıyla muayene olup ilaç almak mümkün hale geldi. Bu süreçte özel hastaneler de SGK&#8217;lılara açılırken devletin hastane ve sağlık ocağı yatırımları katlanarak büyüdü. Ayrıca SGK teknolojik altyapısını da güçlendirdi. Geliştirilen randevu yazılımları hastanelerde kuyrukları bitirirken, ilaç takip sistemleri de ilaca ulaşımı kolaylaştırıp israfı önledi. Hükümet şimdi de Genel Sağlık Sigortası sistemiyle tüm vatandaşlara aynı kalitede eşit hizmet sunacak.<br />
<strong><br />
MEMNUNİYET YÜZDE 92 </strong><br />
Sağlık Bakanlığı&#8217;nın araştırmasına göre, geçen yıl devreye giren aile hekimliğinden memnuniyet oranı yüzde 92. Aile hekimliği sağlık ocağı kullanımını da yüzde 37&#8242;den yüzde 42&#8242;ye çıkardı.</p>
<p><strong>SAĞLIĞA REKOR BÜTÇE AYRILIYOR<br />
</strong>Sosyal devlet anlayışıyla hareket eden hükümet Cumhuriyet tarihinin en büyük sağlık bütçesini oluşturdu. 10 yıldır sağlık harcamalarına milli gelirden ayrılan pay katlanarak büyüyor. 2002&#8242;de 10 milyar TL olan sağlık harcamaları 2011&#8242;de 40 milyar TL&#8217;yi buldu. İlaca ayrılan kaynak ise 10 yılda 15 milyar liralık artış gösterdi.</p>
<p><strong>SİGORTA ŞİRKETLERİ DE İSYANDA<br />
</strong>Özel sağlık sigortası sektörü temsilcileri de özel hastanelerin kendilerini suiistimal ettiklerinden yakınıyor. Temsilciler, &#8220;Art niyetlilere karşı kendimizi koruma durumundayız. Ancak bu korumacılık müşterilerimizi mağdur etmeye başladı&#8221; açıklaması yapıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sigortasektoru.com/sigorta-sektor-haberleri/sgk-mi-ozel-saglik-sigortasi-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Özel sağlıkta sigortalar atmak üzere</title>
		<link>http://sigortasektoru.com/sigorta-sektor-haberleri/ozel-saglikta-sigortalar-atmak-uzere.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ozel-saglikta-sigortalar-atmak-uzere</link>
		<comments>http://sigortasektoru.com/sigorta-sektor-haberleri/ozel-saglikta-sigortalar-atmak-uzere.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2012 18:42:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sigorta Sektör Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sigortasektoru.com/?p=339</guid>
		<description><![CDATA[2.2 milyon kişinin yararlandığı özel sağlık sigortası sisteminde &#8216;güven&#8217; karmaşası yaşanıyor. Poliçelerdeki eksik bilgilendirme nedeniyle &#8216;kapsam dışı&#8217; kalan hastalar mahkemelere başvururken, birçok şirket çalışanının sözleşmesini iptal ediyor Türkiye&#8217;de 10 yılda gerçekleştirilen reformlarla düzelen sosyal güvenlik sistemi özel sağlık sigortasına ilgiyi azalttı. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı&#8217;ndan iyi hizmet alan vatandaşlar ve şirketler özel sağlık sigortasından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/saglik.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-340" title="saglik" src="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/saglik.jpg" alt="" width="292" height="312" /></a>2.2 milyon kişinin yararlandığı özel sağlık sigortası sisteminde &#8216;güven&#8217; karmaşası yaşanıyor. Poliçelerdeki eksik bilgilendirme nedeniyle &#8216;kapsam dışı&#8217; kalan hastalar mahkemelere başvururken, birçok şirket çalışanının sözleşmesini iptal ediyor</p>
<p>Türkiye&#8217;de 10 yılda gerçekleştirilen reformlarla düzelen sosyal güvenlik sistemi özel sağlık sigortasına ilgiyi azalttı. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı&#8217;ndan iyi hizmet alan vatandaşlar ve şirketler özel sağlık sigortasından vazgeçmeye başladı. Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği verilerine göre 2011&#8242;de 35 şirket çalışanlarına özel sağlık sigortası yapmaktan vazgeçti. 2012&#8242;de rakamın daha da artacağı belirtiliyor. Halen 2.2 milyon kişinin yararlandığı özel sağlık sigortası sistemini araştırdık.<br />
<strong><br />
NEDEN VAZGEÇİYORLAR? </strong><br />
Sosyal güvenlik uzmanlarına göre, tüketicilerin özel sağlık sigortalarını iptal ettirmelerinin 5 ana nedeni bulunuyor. Birinci neden, Sosyal Güvenlik Kurumu&#8217;nun hizmetlerinden memnuniyet. İkinci neden, özel sağlık sigortalarından beklenilen faydayı sağlayamamak. Bu durumda tüketici iptal yolunu seçiyor. Üçüncü neden ise sözleşme hileleri. Bu sektöre de zarar veriyor. Vatandaş her ay ciddi şekilde prim ödemesine rağmen, başına herhangi bi durum gelip hastaneye gittiğinde, &#8216;sağlık sigortanız bu durumu kapsamıyor&#8217; yanıtını alıyor. Dördüncü neden olarak özel sağlık sigortalarında yaşanan sıkıntılar nedeniyle şirketlerin insan kaynakları birimlerinin daha fazla mesai harcaması gösteriliyor. Beşinci neden ise sağlık sigorta primlerinin yüksek olması. Ayda 400 TL&#8217;yi geçen ödemeler tüketiciyi özel sağlık sigortasından soğutuyor.<br />
<strong><br />
KÂRSIZLIK SORUNU VAR </strong><br />
Madalyonun diğer tarafında yer alan şirketler ise sektördeki karsızlıktan şikayet ediyor. Şirketler özel sağlık sigortası sözleşmelerinin karmaşık olmasını ise sektörde yaşanabilecek suistimallere bağlıyor.</p>
<p><strong>&#8216;DOĞUŞTAN&#8217; BİLMECESİ<br />
</strong>Sorunlar nedeniyle 2011&#8242;de sigorta şirketlerine 4.700 dava açıldı. SABAH&#8217;a konuşan Mehmet Ünlü üç yıllık bir sağlık sigortası bulunduğunu ancak tedavi karşılınmadığı için davalık olduğunu söylüyor. Ünlü, &#8220;Sigortam full olmasına rağmen &#8216;doğuştan gelen bir rahatsızlık&#8217; diyerek karşılamadılar. Hastalığım doğuştanmış. Nereden bilebilirim?&#8221; diyor.</p>
<p><strong>ÇOK BİLİNMEYENLİ DENKLEM GİBİ<br />
</strong>Sosyal<strong> </strong>güvenlik uzmanları sözleşmelerin çok bilinmeyenli denklem gibi olduğunu belirterek, tüketicilere iyi okumaları tavsiyesinde bulunuyor. Özellikle noktalar, virgüller, noktalı virgüller, {&#8216;ve&#8217;, &#8216;veya&#8217;, &#8216;hariç&#8217;, &#8216;dahil&#8217;, &#8216;gerektiğinde&#8217;, &#8216;&#8230;labilir&#8217;, &#8216;&#8230;emez&#8217;} gibi ifadelere dikkat etmek gerekiyor.</p>
<p><strong>KÂRSIZLIK SORUNU VAR<br />
</strong>Sigorta<strong> </strong>şirketleri ise kârsızlıktan şikayetçi. Anadolu Hayat Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Metin Oğuz, sektörde genel bir karsızlık durumu olduğunu belirterek, &#8220;Sağlık sigortalarını satan ve alan kişi neyin altına imza attığını iyi bilmeli. Bu konuda iki tarafa da rol düşüyor. Kurumsal müşteriler azalıyor. Şirketler maliyet düşürmek için iptal yolunu seçiyor&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sigortasektoru.com/sigorta-sektor-haberleri/ozel-saglikta-sigortalar-atmak-uzere.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ürküten kredi kartı uyarısı!</title>
		<link>http://sigortasektoru.com/gundem/urkuten-kredi-karti-uyarisi.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=urkuten-kredi-karti-uyarisi</link>
		<comments>http://sigortasektoru.com/gundem/urkuten-kredi-karti-uyarisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2012 18:35:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündemden Kısa Kısa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sigortasektoru.com/?p=335</guid>
		<description><![CDATA[Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Ali Çetin, kredi kartları harcamalarının son 5 yılda önemli ölçüde arttığını belirterek, &#8220;Sistem sürekli tüketicileri çılgınca tüketmesi için kamçılamaktadır. Ancak kredi kartları balonu patlama sınırına hızla yaklaşmaktadır&#8221; dedi. Çetin, Federasyon Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında 2007-2011 yıllarını kapsayan 5 yıllık dönemdeki kredi kartı harcamalarını değerlendirdi. 2011 sonu itibariyle kredi kartları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/kredikarti.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-336" title="kredikarti" src="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/kredikarti.jpg" alt="" width="460" height="290" /></a>Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Ali Çetin, kredi kartları harcamalarının son 5 yılda önemli ölçüde arttığını belirterek, &#8220;Sistem sürekli tüketicileri çılgınca tüketmesi için kamçılamaktadır. Ancak kredi kartları balonu patlama sınırına hızla yaklaşmaktadır&#8221; dedi.</p>
<p>Çetin, Federasyon Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında 2007-2011 yıllarını kapsayan 5 yıllık dönemdeki kredi kartı harcamalarını değerlendirdi.</p>
<p>2011 sonu itibariyle kredi kartları sayısının 51 milyon 360 bin 809’a ulaştığını kaydeden Çetin, okuma-yazma bilmeyenler, çocuk <span><strong>ve</strong></span> çok yaşlı nüfus elendiğinde her Türk vatandaşının cebinde kredi kartı bulunduğu gerçeğinin ortaya çıktığını söyledi<br />
Söz konusu beş yıllık dönemde kredi kartı harcamalarındaki artış yönlü değişime de dikkati çeken Çetin, 2007 yılında kredi kartlarıyla 141 milyar lira harcama yapılmışken bu tutarın bir önceki yıla göre sırasıyla yüzde 31, 10, 16 ve 24 oranında arttığını belirtti.</p>
<p>Harcamaların hangi ihtiyaçlar için yapıldığı hakkında da bilgi veren Çetin, harcamalarının yüzde 22’sinin market ve gıdaya yönelik, yüzde 13’ünün araç yakıtı, yüzde 9’unun giyim, yüzde 6’sının giyim harcamaları olduğunu dile getirdi.</p>
<p>Eğitim harcamalarının oranının yüzde 1,7, sağlık harcamalarının oranının yüzde 4 olduğunu belirten Çetin, &#8220;Bu dağılım bize tüketicilerin kartı yaşamak için kullandıklarını göstermektedir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>-&#8221;Kartlarla sahte cennet yaratıldı&#8221;- Türkiye’de kredi kartlarının bir gelir unsuru olarak algılandığını kaydeden Çetin, &#8220;Ülkemizde kredi kartları aracılığıyla sahte bir cennet yaratılmış ve tüketiciler çılgınca tüketmeye teşvik edilmişlerdir. Sistem sürekli tüketicileri çılgınca tüketmesi için kamçılamaktadır. Ancak kredi kartları balonu patlama sınırına hızla yaklaşmaktadır&#8221; dedi.</p>
<p>Basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çetin, son günlerde tartışılan kredi kartına tek limit uygulamasının çözüm olup olamayacağına ilişkin bir soru üzerine bu konudaki düzenlemenin Banka ve Kredi Kartları Yasasında düzenlendiğini hatırlattı.</p>
<p>Bu yasada bir kişinin kredi kartı aldığı bankalardan aldığı kredi kartlarının toplam limitinin gelirinin iki katını geçemeyeceğinin hükme bağlandığını ifade eden Çetin, bu yasanın hiçbir şekilde dikkate alınmadığını söyledi.</p>
<p>Çetin, tek limit uygulamasının hayata geçmesi için öncelikle kredi kartı ve tüketici kredileri borçlarının yeniden yapılandırılması gerektiğini sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sigortasektoru.com/gundem/urkuten-kredi-karti-uyarisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>THY’den iç hatlarda ucuz bilet kampanyası</title>
		<link>http://sigortasektoru.com/gundem/thyden-ic-hatlarda-ucuz-bilet-kampanyasi.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=thyden-ic-hatlarda-ucuz-bilet-kampanyasi</link>
		<comments>http://sigortasektoru.com/gundem/thyden-ic-hatlarda-ucuz-bilet-kampanyasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2012 18:31:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündemden Kısa Kısa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sigortasektoru.com/?p=331</guid>
		<description><![CDATA[Türk Hava Yolları (THY) online iç hat bileti alan yolcuları için yeni bir kampanya düzenledi.THY’nin internet sitesinden yapılan duyuruda, 29 Şubat’a kadar online bilet alan yolcuların, 1 Nisan’dan itibaren 2012 boyunca tüm Türkiye’ye her şey dahil tek yön 44 TL’ye uçabilecekleri belirtildi. Kampanya kapsamında biletlerin 29 Şubat tarihine kadar alınabileceği ve uçuş döneminin 1 Nisan 2012–31 Aralık 2012 tarihleri arasında olduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/ucuzbilet.jpeg"><img class="alignleft size-full wp-image-332" title="ucuzbilet" src="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/ucuzbilet.jpeg" alt="" width="606" height="340" /></a>Türk Hava Yolları (THY) online iç hat bileti alan yolcuları için yeni bir kampanya düzenledi.THY’nin internet sitesinden yapılan duyuruda, 29 Şubat’a kadar online bilet alan yolcuların, 1 Nisan’dan itibaren 2012 boyunca tüm Türkiye’ye her şey dahil tek yön 44 TL’ye uçabilecekleri belirtildi.</p>
<p>Kampanya kapsamında biletlerin 29 Şubat tarihine kadar alınabileceği <span><strong>ve</strong></span> uçuş döneminin 1 Nisan 2012–31 Aralık 2012 tarihleri arasında olduğu ifade edilen duyuruda, 16 Ağustos-03 Eylül 2012 ve 19 Ekim-30 Ekim 2012 tarihleri arasındaki uçuşların ise kampanyaya dahil olmadığı kaydedildi.<br />
Duyuruda, biletlerin &#8220;www.turkishairlines.com&#8221; web sitesinden 44 TL’ye, satış ofisleri, seyahat acenteleri ve çağrı merkezinden 49 TL’ye satın alınabileceği ve ücrete havaalanı vergileri, hizmet bedeli ve akaryakıt harçlarının dahil olduğu bilgisi yer aldı.</p>
<p>Duyuruda ayrıca, kampanyanın THY iç hat direkt uçuşlarında geçerli olduğu, Ercan, Hopa hatları ve Anadolu Jet ya da THY’nin ortak uçuş anlaşması yaptığı diğer havayolları uçuşlarınında dahil olmadığı belirtilerek, kampanyanın sınırlı sayıda koltuk için geçerli olduğu, biletlerde seyahat değişikliği ve iadenin yapılamadığı hatırlatıldı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sigortasektoru.com/gundem/thyden-ic-hatlarda-ucuz-bilet-kampanyasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gaz ve elektrik krizi kapıda!</title>
		<link>http://sigortasektoru.com/gundem/gaz-ve-elektrik-krizi-kapida.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gaz-ve-elektrik-krizi-kapida</link>
		<comments>http://sigortasektoru.com/gundem/gaz-ve-elektrik-krizi-kapida.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2012 18:30:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündemden Kısa Kısa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sigortasektoru.com/?p=328</guid>
		<description><![CDATA[Elektrik Üreticileri Derneği (EÜD) Genel Başkanı Önder Karaduman, Türkiye’nin günlük doğalgaztüketiminin 180 milyon metreküpe dayandığını, oysa tüm kontratlar ve yeraltı depoları tam kapasite çalışsa bile sisteme ancak 170 milyon metreküp gaz girişi olabildiğini belirterek, &#8220;Bir başka deyişle, tüm kontratlar tam kapasite çalışsa bile şu anda arz ile talep dengelenememektedir. Kısacası, Türkiye çok ciddi bir gaz kriziyle karşı karşıyadır. Acilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/gaz.jpeg"><img class="alignleft size-full wp-image-329" title="gaz" src="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/gaz.jpeg" alt="" width="606" height="340" /></a>Elektrik Üreticileri Derneği (EÜD) Genel Başkanı Önder Karaduman, Türkiye’nin günlük doğalgaztüketiminin 180 milyon metreküpe dayandığını, oysa tüm kontratlar <span><strong>ve</strong></span> yeraltı depoları tam kapasite çalışsa bile sisteme ancak 170 milyon metreküp gaz girişi olabildiğini belirterek, &#8220;Bir başka deyişle, tüm kontratlar tam kapasite çalışsa bile şu anda arz ile talep dengelenememektedir. Kısacası, Türkiye çok ciddi bir gaz kriziyle karşı karşıyadır. Acilen önlem alınmadığı takdirde, gaz krizi elektrik krizine dönüşecektir&#8221; dedi.</p>
<p>AA muhabirine açıklamalarda bulunan Karaduman, son günlerde doğalgaz arzından yaşanan düşüşlerin kaygı verecek boyutlara ulaştığını ve doğalgaz arzında yaşanan sıkıntıların, kaçınılmaz olarak elektrik arzını da ciddi ölçüde etkilediğini bildirdi.</p>
<p>İthal edilen doğalgazın yaklaşık yüzde 53’ünün elektrik üretiminde kullanıldığına dikkati çeken Karaduman, &#8220;Karşı karşıya bulunduğumuz tablo bu şekilde sürdüğü takdirde, elektrik üretiminde ciddi düşüşler meydana gelebilecek, bu da elektrik kesintilerini kaçınılmaz hale getirecektir&#8221; dedi.</p>
<p>Türkiye’nin günlük doğalgaz tüketiminin 180 milyon metreküpe dayandığını kaydeden Karaduman, şu değerlendirmelerde bulundu: &#8220;Tüm kontratlar maksimum kapasitede çalışsa, EGEGAZ tam kapasiteye geçse, yeraltı deposu tam kapasitede çalışsa bile sisteme ancak günlük 170 milyon metreküplük gaz girişi olabilmektedir. Bir başka deyişle, tüm kontratlar tam kapasitede çalışsa bile şu anda arz ile talep dengelenememektedir. Kısacası, Türkiye çok ciddi bir gaz kriziyle karşı karşıyadır. Acilen önlem alınmadığı takdirde, gaz krizi elektrik krizine dönüşecektir.</p>
<p>BOTAŞ, konutlarda özellikle ısınma açısından bir sıkıntı yaşanmaması için sanayiye ve elektriküretim tesislerine, üretimlerini düşürmeleri yönünde talimatlar göndermektedir. Bazı elektrik üretim tesisleri, ikincil yakıta geçmek durumunda kalmıştır. Ancak, burada BOTAŞ’ın atladığı bir husus vardır ki, o da şirketlerin elektrik piyasasında üstlendikleri yükümlülüklerdir. Doğalgaz santralleri, Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezine (PMUM) verdikleri üretim programlarına uymadıkları takdirde dengesizliğe düşerek zarar etmektedir. Diğer yandan, santraller müşterilerine taahhüt ettikleri elektriği bir şekilde tedarik etmek durumundadır. BOTAŞ, santrallere üretimlerini düşürmeleri yönünde talimat gönderirken, konunun bu boyutu gözden kaçmamalıdır. Santraller, kendilerinden kaynaklanmayan bir nedenle taahhütlerini yerine getiremiyor ve zarara uğruyorlarsa, bunun bir şekilde telafi edilmesi gerekmektedir.&#8221;</p>
<p><strong>Sorun yapısal</strong></p>
<p>Her kış döneminde yaşanan doğalgaz krizinin altında yatan nedenin &#8220;yapısal&#8221; sorunlar olduğunu kaydeden Karaduman, &#8220;Hiçbir ülke elektrik üretiminde bu kadar çok doğalgaz kullanmazken, elektrik üretimimizin neredeyse yarısını doğalgazdan karşılıyor olmamız, sürdürülemez bir durumdur&#8221; dedi.</p>
<p>Karaduman, elektrik üretiminde doğalgazın sahip olduğu payın acilen yüzde 30’lar, hatta mümkünse yüzde 20’ler seviyesine düşürülmesi için tüm yapısal tedbirlerin alınması ve uzun dönemli bir planlama yapılması gerektiğini belirtirken, bu planlamanın, elektrik üretiminde nükleerenerjiden, yenilenebilir ve yerli kömür kaynaklarından mümkün olduğunca faydalanmayı sağlayacak adımları içermesi gerektiğini bildirdi.</p>
<p>Bu noktada, özellikle yenilenebilir enerji yatırımları açısından, iletim yatırımlarının santral yatırımlarıyla paralel ilerlemesini sağlamak gerektiğini kaydeden Önder Karaduman, &#8220;Bunun için, gerekirse TEİAŞ’ın iletim ihalelerini daha rahat yapabilmesi adına ilgili yasada değişiklik yapılmalıdır. Özel sektörün yatırım fizibilitelerinin bozulmasına yol açan bir uygulama olan iletim yatırımlarının özel sektörün sırtına yüklenmesinden vazgeçilmelidir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Sorunun yapısal çözümü için öncelikle ele alınması gereken tedbirlerden birisinin de, verimsiz çalışan doğalgaz santrallerine süre tanınarak, o sürenin sonunda kapatılmalarının sağlanması olduğunu ifade eden Karaduman, verimsiz santrallerin yerine, tükettiği doğalgazı en verimli şekilde kullanarak optimum elektrik üretimini sağlayan santrallerin ön planda olması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Karaduman, &#8220;Ayrıca, lisans almış ancak inşasına başlanmamış doğalgaz santrallerinin lisansları iptal edilmeli ve yapımlarına izin verilmemelidir.</p>
<p>Elektrik üretiminde doğalgazın payı ancak bu tedbirlerle düşürülebilir&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sigortasektoru.com/gundem/gaz-ve-elektrik-krizi-kapida.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TL&#8217;nin simgesi değişiyor</title>
		<link>http://sigortasektoru.com/gundem/tlnin-simgesi-degisiyor.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=tlnin-simgesi-degisiyor</link>
		<comments>http://sigortasektoru.com/gundem/tlnin-simgesi-degisiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2012 18:28:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündemden Kısa Kısa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sigortasektoru.com/?p=325</guid>
		<description><![CDATA[Türk Lirası&#8217;na itibar kazandırmak amacıyla paradan 6 sıfır atma operasyonunu başarıyla tamamlayan Merkez Bankası, şimdi de ikinci adım olarak, özel simgesi olan az sayıdaki para birimleri arasına TL&#8217;yi de dahil etmeye hazırlanıyor. Doların dünyaca tanınan ($) simgesi gibi TL&#8217;yi de dünyada tanıtacak simge, bu ay içinde nihayet açıklanıyor. Yarışmaya katılan binlerce grafik arasından 10 simge finale [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/tl.jpeg"><img class="alignleft size-full wp-image-326" title="tl" src="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/tl.jpeg" alt="" width="230" height="144" /></a>Türk Lirası&#8217;na itibar kazandırmak amacıyla paradan 6 sıfır atma operasyonunu başarıyla tamamlayan Merkez Bankası, şimdi de ikinci adım olarak, özel simgesi olan az sayıdaki para birimleri arasına TL&#8217;yi de dahil etmeye hazırlanıyor. Doların dünyaca tanınan ($) simgesi gibi TL&#8217;yi de dünyada tanıtacak simge, bu ay içinde nihayet açıklanıyor.</p>
<p>Yarışmaya katılan binlerce grafik arasından 10 simge finale kaldı. Finaldeki simgelerin tümünün Türk kültürünü yansıttığı <span><strong>ve</strong></span> &#8221;Anadolu&#8221; çağrışımı yaptığı belirtildi. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Banka Meclisi&#8217;nin 10 grafik içinden seçeceği simgeyi bu ay içinde kamuoyuna açıklayacak.</p>
<div>
<div>
<div id="milliyet_ekonomi_300x250"></div>
</div>
</div>
<p>İki ay gecikti</p>
<p>Türk Lirası&#8217;na anlaşılabilir, özgün, estetik, elle yazımı kolay ve akılda kalıcı şekilde temsil edebilecek bir simge belirlemek üzere yola çıkan Merkez Bankası, simge için büyük bir yarışmaaçmış ve başvuruları en son Ekim ayı sonunda toplamıştı. İlk duyuruda sonuçların en geç 19 Aralık 2011 tarihinde açıklanacağı belirtilmişti. Ancak, yaklaşık 2 aylık gecikmeye rağmen simge henüz kamuoyu ile paylaşılamadı.</p>
<p>Yoğun başvuru geldi</p>
<p>25 bin lira ödüllü yarışmaya adeta başvuru yağdı. Katılımın beklenenin çok üzerinde olması Merkez Bankası ve seçici kurulun işini zorlaştırdı. Çizimi zor, akılda kalması mümkün olmayan ve TL&#8217;yi kolayca ifade etmeyen simgelerin tümü daha baştan elendi. Geri kalan simgeler ortak özellikleri dikkate alınarak gruplandırıldı. Seçim gruplar arasında yapıldı. Merkez Bankası, başvuru yoğunluğu nedeniyle bu işe görevlendirdiği destek personel sayısını artırmak zorunda kaldı.</p>
<p>Finale 10 simge kaldı</p>
<p>Yaklaşık 8 bin simgenin rekabet ettiği yarışmada seçici kurul titiz bir çalışmayla elemeyi tamamladı. Bazı simgeler arasında seçim yapmakta zorlanan juri üyeleri, son yaptıkları bir oylamayla finale kalan 10 simge belirleyip bunları Merkez Bankası yönetimine sundu. Bu 10 simge arasından birinciyi Merkez Bankası Banka Meclisi seçecek. Ancak TL simgesinin Türkiye&#8217;yi temsil edecek olması nedeniyle finale kalan 10 simgenin görüş almak üzere Hükümet&#8217;e de sunulduğu ifade ediliyor.</p>
<p>Simgedeki 4 kriter</p>
<p>Edinilen bilgilere göre TL&#8217;yi temsil edecek simgelerin seçimi sırasında dünyada halen çeşitli ülkelerin paralarını temsil eden tüm simgeler ayrıntılarıyla incelendi. Seçici kurul, simgenin belirlenmesi konusunda şu 4 esası belirledi:</p>
<p>1-TL simgesi Türk kültürünü ve özellikle Anadolu&#8217;yu yansıtan motifler içermeli.</p>
<p>2-Hızlı algılanabilmeli. Anlaşılması çok kolay olmalı.</p>
<p>3-Hızlı ve kolay yazılabilmeli. Sokaktaki vatandaşın dahi kolayca yazabileceği bir simge olmalı.</p>
<p>4- Estetik olmalı.</p>
<p>Edinilen bilgilere göre, seçici kurul yarışmaya katılan 8 bin simge arasından bu 4 şartı taşıyan simgeleri belirledi ve final oylamasını da bunlar arasından yaptı. Kurul&#8217;un kendi içinde birinciyi de belirlediği, ancak yetkinin Merkez Bankası&#8217;nda olması nedeniyle finaldeki 10 simgenin herhangi bir şekilde sıralamaya tabi tutulmadığı öğrenildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sigortasektoru.com/gundem/tlnin-simgesi-degisiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1500 TL maaşla işiniz hazır</title>
		<link>http://sigortasektoru.com/gundem/1500-tl-maasla-isiniz-hazir.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=1500-tl-maasla-isiniz-hazir</link>
		<comments>http://sigortasektoru.com/gundem/1500-tl-maasla-isiniz-hazir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2012 18:24:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündemden Kısa Kısa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sigortasektoru.com/?p=321</guid>
		<description><![CDATA[Akşam&#8217;ın haberine göre: Dünyada 340 milyardolar büyüklüğüne ulaşan çağrı merkezi pazarı, 11.5 milyon kişiye istihdam yarattı. Çağrı Merkezleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahadır Pekkan, &#8216;Türkiye&#8217;de, 2011&#8242;de çağrı merkezi pazarının büyüklüğü 1,8 milyar TL&#8217;ye ulaştı. 30&#8242;dan fazla ilde 300, toplamda da bin çağrı merkezi var&#8217; dedi. Sektörde 55 bin kişinin istihdam edildiğini belirten Pekkan, esnek çalışma saatlerive üniversite diploması şartı aranmadığı için lise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/cagri.jpeg"><img class="alignleft size-full wp-image-322" title="cagri" src="http://sigortasektoru.com/wp-content/uploads/2012/02/cagri.jpeg" alt="" width="606" height="340" /></a>Akşam&#8217;ın haberine göre: Dünyada 340 milyardolar büyüklüğüne ulaşan çağrı merkezi pazarı, 11.5 milyon kişiye istihdam yarattı. Çağrı Merkezleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahadır Pekkan, &#8216;Türkiye&#8217;de, 2011&#8242;de çağrı merkezi pazarının büyüklüğü 1,8 milyar TL&#8217;ye ulaştı. 30&#8242;dan fazla ilde 300, toplamda da bin çağrı merkezi var&#8217; dedi. Sektörde 55 bin kişinin istihdam edildiğini belirten Pekkan, esnek çalışma saatleri<span><strong>ve</strong></span> üniversite diploması şartı aranmadığı için lise mezunlarından öğrencilere kadar iş fırsatı sunulduğunu belirtti. Pekkan, çalışanların yüzde 50&#8242;sinin lise mezunu olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>İŞKUR-BAHÇEŞEHİR PROJESİ</strong></p>
<p>Bu potansiyel İŞKUR ve üniversitelerin de dikkatinden kaçmadı. Bahçeşehir Üniversitesi,Beşiktaş Belediyesi ve İŞKUR çağrı merkezleri için müşteri temsilci yetiştirmek için iş garantili kurs açıyor. Kursta 150 kişi eğitim alacak. 14 Şubat- 27 Nisan 2012 arasında 320 saatlik kursa katılacak olanlara İŞKUR tarafından kursa devam ettikleri her gün için 15 TL de ücret verilecek. Kursun bitiminde de başarılı olan her 3 kursiyerden birine Bahçeşehir Üniversitesi tarafından istihdam sağlanacak.</p>
<p><strong>YABANCI DİL BİLENLER AZ SAYIDA</strong></p>
<p>Uluslar arası çağrı merkezi pazarından pay alabilmek için hizmet ihtiyacının yüksek olduğu İngilizce, Almanca, Arapça, İspanyolca gibi lisanlarda kalifiye eleman temininin çok önemli olduğunu belirten Bahadır Pekkan, &#8216;Büyümenin önündeki en büyük engel yabancı dil sorunu&#8217;dedi. Pekkan, &#8216;Türkiye&#8217;de kısmen Almanca dışında lisana son derece hakim ve ana diline yakın seviyede konuşan kişiler bulmak büyük sorun. Devlet destekli programlar ile bu sorumuzu aşabilirsek dünya çağrı merkezi pazarından alacağımız pay da hızla artacaktır&#8217; diye konuştu.</p>
<p><strong>30 KAT UCUZA MAL OLUYOR</strong></p>
<p>Çağrı merkezi sektöründe diğer sektörlerden farklı olarak 1-1.5 kişiye istihdam yaratan bir çağrı masası için gerekli yatırım bedeli 10-15 bin TL&#8217;nin yeterli olduğunu vurgulayan Bahadır Pekkan, &#8216;Diğer sanayilerde bir kişilik istihdam yaratma maliyetinin çağrı merkezi sektöründeki kişibaşı istihdam maliyetine göre 30 kat daha maliyetli&#8217;dedi.</p>
<p><strong>ELEMAN TALEBİ % 74 ARTTI</strong></p>
<p>Çağrı merkezleri için eleman talebi, kariyer sitelerinde de kendini gösteriyor. Kariyer.net Genel Müdürü Yusuf Azoz,&#8217;2009 yılında sitemizde çağrı merkezi pozisyonları için 863 ilan yayınlandığını görüyoruz. 2010 yılında bu sayı 2009&#8242;a göre yüzde 49 artışla 1289 oldu. 2011 yılında ise 2010 yılına göre yüzde 74 artışla 2242 ilana ulaşıldı&#8217; diye konuştu. Azoz, şöyle devam etti: &#8216;Çağrı merkezleri, istihdamında özel bir yere sahip. Lise mezunları sektörde yoğun bir şekilde iş imkanı bulabiliyor. Yarı zamanlı çalışmak isteyen öğrenciler, ev kadınları veya emekliler, çağrı merkezlerinin sağladığı esnek çalışma saatlerinden faydalanabiliyor. Ayrıca evlere kurulan teknolojik sistemler sayesinde görme engelliler veya bedensel engelliler, evlerinden çıkmadan müşteri temsilcisi olarak görev yapabiliyor.&#8217;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sigortasektoru.com/gundem/1500-tl-maasla-isiniz-hazir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

